GŁnebakan Kasabası
  Danişmendliler
 

                  DANİŞMEND BEYLİĞİ

Anadolu’nun Türkleşmesinde ve İslamlaşmasında emeği olan Danişmend beyliği; haçlılar ve Bizanslılar yaptıkları mücadelelerle Türk tarihinde hatırı sayılır bir iz bırakmıştı. Beyliğin kuranın menşei günümüzde dahi tarihçiler tarafından tartışılıyordur. Bu çalışmamızda; Danişmendliler’in kuruluşu hakkında bilgi verdikten sonra, Selçuklular ile ilişkilerine, Bizans ve haçlılara karşı yaptıkları gazalara ve arkasından beyliğin yıkılış sürecine nasıl girdiği hakkında bilgi verilecektir.



Danişmend Beyliği

a) Beyliğin Kurulıuşu
b)Selçuklular ile İlişkiler-Bizanslılar ve Haçlılar ile Mücadeleler
c) Beyliğin Yıkılışı

A) Beyliğin Kuruluşu

Süleyman Şah Selçuklu Devletini kurduğu ve doğuda nüfusunu ve hakimiyetini genişlettiği Kilikya bölgesini fethettiği sıralardan onunla münasebetleri belirsiz kalan Danişmend Gazi de Kızılırmak ve Yeşilırmak bölgelerini Türklere açıyor; Amasya, Sivas, Tokat, Niksar, Kayseri, Çorum şehirlerinde hakimiyetini kuruyordu.
1071-1078 yılları arasında Sivas, Malatya, Kayseri, Tokat, Amasya ve civarında hüküm süren bir Türkmen hanedanlığı olan Danişmendliler’in kurucusu adından da anlaşılacağı üzere Danişmend Gazi’dir. Beyliğin kuruluşuna baktığımız zaman 1080 yıllarında Danişmend Gazi tarafından Orta Anadolu’da kurulmuştur. Beyliğin sınırları zamanla Tokat, Niksar, Amasya, Çankırı, Çorum, Kastamonu, Kayseri, Elbistan ve Malatya illerini içine alacak şekilde genişlemişti. Beyliğin ilk hükümdarı olan Danişmend Gazi 1080’de Sivas’ı, 1097’den önce Niksar’ı fethetmişti. Sonrasında Türkiye’deki emirler arasındaki sınır çatışmalarından faydalanarak beyliğin sınırlarını genişletmeyi başardı ve Türkiye üzerinden geçen haçlı orduları ile özellikle I. Kılıçarslan ve diğer türk emirleri ile birlikte mücadelelerde bulunmuştu. Danişmend Gazi’nin menşeini izah etmekte fayda olduğu kanaatindeyiz.

 Süleyman Şah’ın dayısı veya bir rivayete göre, Melikşah’ın yeğeni Danişmend’in Selçuk şehzadeleri ile birlikte bir devlet kurması onun Selçuklularla sihriyeti veya mühim bir şahsiyet bulunması sayesinde mümkün olmuştu. Nitekim; İbnü’l Esir; Gümüştekin’in Danişmend oğlu adı ile tanındığını, çünkü babası Taylu’nun Türkmenler’in muallimi bulunduğu ve hadiselerin yaşanması ile yükselerek Sivas, Malatya, ve diğer beldeleri fethedip hükümdarlığa çıktığını söyler. Bütün kaynaklarda isminin az kullanılması ve kendisinden hemen daima “ Danişmend” diye bahsedilmesi bu muallimin meslek ve kültür durumu ile ilgili olup Selçuklular arasında mühim bir mevkie sahip bulunması sebebini gösterir. Nitekim Niğdeli Kadı Ahmed’in kendisinden endişe duyulan bir insan olduğuna dair rivayeti de dikkat çekmektedir. Selçuklular’ın istiklal kazanmasından önce 1036 ve 1038 yıllarında Selçuk Beyleri tarafından Gazneli Sultan Mesud’a gönderilen elçilik heyeti başında “ güzel sözlü  bir Türkmen Danişmend mevcud olup, Selçuklu Devleti’nin kuruluşunda mühim hizmetleri olmuştu. Süleyman Şah Kilikya ve Antalya seferlerine girişirken Danişmend oğlu Malatya’yı ve onun ve gaza arkadaşı Kara Tekin tarafından Sinop’u fethetmişti.

B) Selçuklular ile İlişkiler-Bizanslılar ve Haçlılar ile Mücadeleler

 Danişmend Gazi’nin ölümünden sonra yerine geçen oğlu Gümüştegin döneminde hanedan giderek daha da güçlendi. Anadolu ve Suriye Selçukluları arasındaki mücadelelerden faydalanarak hakimiyet sahasını genişleten Gümüştegin, Bizans ve özellikle haçlılar ile yapılan savaşlarda Anadolu Selçuklu sultanının müttefiki olarak önemli rol oynadı. Haçlıların İznik’i kuşatması sırasında Danişmendliler’in de ele geçirmek istediği Malatya’nın muhasarası ile uğraşan Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıçarslan’ın kuşatmayı kaldırıp İznik’e hareketi ve güçlü Haçlı ordusu karşısında tutunamaması üzerine ona yardıma koştu. Kayseri Emiri Hasan’ın da katıldığı müttefik Türk kuvvetleri 17 Recep 490 günü Eskişehir ovasında Haçlılarla çarpıştılarsa da zırhlı birliklerden oluşan haçlı ordusu karşısında geri çekilmeye mecbur oldular. Haçlılarla mücadeleden sonra, öteden beri en büyük hedefi Malatya’yı ele geçirmek olan Gümüştegin burayı kuşatma altına aldı. Üç yıl süren kuşatma sırasında yardıma gelen Antakya Prinkepsi Bohemund’un kuvvetlerini pusuya düşürüp yendi ve kendisini esir alarak önce Sivas’a, daha sonra da Niksar’a götürüp hapsetti. Ancak Urfa kontu I. Baudouin’in yaklaşması üzerine muhasarayı kaldırıp Sivas’a çekildi.

I. Haçlı seferinin başarıya ulaşması, Urfa Haçlı Kontluğu ( 1098), Antakya Prinkepsliği ve nihayet Kudüs Krallığı’nın kurulması Avrupa’da heyecan uyandırmış ve Lombardlar, Fransızlar ve Almanlar’ın katıldığı yeni bir haçlı seferi düzenlemişti. Lombardlar İstanbul’a geldiklerinde İtalya Normanlar’ın reisi ve Antakya Prinskepliği’nin kurucusu Bohemond’un Gümüştegin tarafından esir alındığını öğrenince onu esaretten kurtarmak üzere harekete geçtiler. 3 Haziran 1101’de İzmit yakınlarındaki Kivetot’tan hareket ederek Anadolu Selçukluları’nın hakimiyetindeki Ankara’yı ele geçirdikten sonra Amasya ve Niksara’a gitmek üzere Çankırı istikametine yöneldilerse de Gümüştegin, I. Kılıçarslan, Halep Selçuklu Melik’i Rıdvan ve Harran Emiri Karaca’nın kumandasındaki 20000 kişilik Türk kuvveti karşısında Ağustos 1101’de Merzifon yakınlarında bozguna uğradılar.

Gümüştegin ve Kılçarslan, bu zaferin hemen ardından ikinci bir Haçlı ordusunun Anadolu’ya geldiğini ve Konya istikametinde ilerlediğini haber aldılar. Bütün Türk kuvvetleri ile beraber tepe ve ovalardan geçerek yolları takip ederek bu orduyu Konya’ya varmadan yakaladılar. I. Kılıçarslan, Gümüştegin Gazi, Karaca ve diğer Türk beyleri aynı yıl Ereğli yakınında üçüncü bir Haçlı ordusunu daha bozguna uğrattılar.

Danişmendliler, Haçlılar karşısında kazanılan zaferden sonra Malatya’yı yeniden muhasara altına aldılar. Ermeni asıllı Malatya hakimi Gabriel’in şehir halkına sert davranması ve özellikle Süryani ileri gelenlerini öldürtmesi, muhasara dolayısı ile gelenlerini öldürtmesi, muhasara dolayısı ile kıtlık çeken halkın tepkisine yol açtı. Süryani askerler kapıları açarak şehri Gümüştegin’e teslim ettiler. ( 18 Eylül 1102). Halka gıda yardımı yapan ve çiftçilere tohumluk ve öküz dağıtan Gümüştegin Malatya’nın huzur ve emniyetini sağladı. Ancak çok geçmeden Antakya Prinkepsi Bohemund ile kuzeni Richard de Salerno’nun esir alınmasından sonra meydan çıkan gelişmeler, Haçlılar’a karşı birlikte cihad eden Gümüştegin ile I. Kılıçarslan’ın biribirine düşürdü.

Gümüstegin’in fidye karşılığında Bohemund’u serbest bırakması müttefik sıfatı ile fidyeden pay isteyen ayrıca bölgede yeni güçlü bir haçlı ittifakının oluşmasından endişe eden I. Kılıçarslan Antakya seferinden vazgeçerek Gümüştegin’in üzerine yürüdü ve Maraş yakınlarında onu hezimete uğrattı. ( Ağustos 1103) Bu bozgundan bir süre sonrada Gümüştegin Sivas da vefat etti.( 1104) Onun ölümü ile Danişmendliler büyük bir sarsıntı geçirdiler; Malatya Selçuklular’a teslim edildiği gibi hanedan üyeleri arasında taht kavgaları meydana geldi. Nitekim Gümüştegin’in büyük oğlu Emir Gazi hanedanının başına geçtiği sırada Urfalı Mateos’a göre bütün kardeşlerini öldürtmüştü.

C) Beyliğin Yıkılışı

Melik Muhammed 6 Aralık 1143 tarihinde Kayseri de vefat etti. Dindar ve hayırsever bir hükümdar olan Melik Muhammed Rumlar, Haçlılar ve Ermenilerle cihad etmişti. Melik Muhammed’in Zunnün, Yunus ve İbrahim adında üç oğlu vardı. Bunlardan Zünnün’u veliaht Muhammed’in karısı ile evlenerek Kayseri de yönetime hakim oldu. Zünnün Zamantı’ya kaçmak zorunda kaldı. Ancak bir müddet sonra yeniden Kayseri’ye hakim olmayı başardı. Daha önce Artuklular’a sığınmış olan Aynüddevle, Melik Muhammed’in ölümünden sonra Elbistan ve Malatya’ya hakim oldu. Zünnün Kayseri’de Yağıbasan Sivasta hakimiyet kurmuştu.Yani beylik artık iki merkezden yönetilmeye başladı. Bu husus beyliği çökerten neden olarak gözükür. Nitekim Anadolu Selçuklu Sultanı I. Mesud’un hanedan mensupları arasında başlayan taht kavgalarına müdahale ederek hakimiyet sahasını genişletmesine yol açtı. Sultan Mesud’un Zünnün’u desteklemesi üzerine Melik Muhammed’in kardeşleri Malatya vekili Aynüddevle ile Sivas Meliki Yağıbasan ona karşı ittifak yaptılar. Aynüddevle Yağıbasan’ın desteği ile Elbistan ve Ceyhan yöresini istila edince Sultan Mesud derhal Sivas’a yürüyüp şehri ele geçirdi.

Sonuç
Anadolu’da kurulan beyliklerin en büyüklerinden biri olan Danişmendliler, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması açısından önemli hizmetler ifa etmişler ve zaman zaman Anadolu’nun en kuvvetli devleti olan Selçuklular’ı tahakküm altına almışlardı. Bizans ve Haçlılarla savaşan Danişmend Gazi, Gümüştegin Gazi, Emir Gazi ve Melik Muhammed’in adları asırlarca halk arasında saygıyla anılmış ve destanlara konu olmuştur Ancak Yağıbasan’dan sonra iş başına gelen birbirleri ile mücadele Danişmendli beyleri Bizans’a ve Atabeg Nureddin Mahmud Zengi’ye alet olmuş ve Andolu Selçukluları’na karşı bir koz olarak kullanmışlardır Danişmendliler’in yıkılışından sonra hanedana bağlı bazı boylar Anadolu’ya dağılmışlar, bazıları da Rumeli’ ye yerleşmişlerdir.


 
  Bugün 5 ziyaretçikişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=